Basın Açıklamaları
Meclis Konuşmaları
Soru Önergeleri
Soru Önergesi Cevapları
Kanun Teklifleri
Meclis Araştırma Önerileri
Genel Görüşme Önergeleri

İstenmeyen Gebeliklerin Sonlandırılması

Kadın üzerinden siyasetin bir örneğini yaşarken konuyu yine sonucu üzerinden tartışıyoruz.

Mesele istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması ise “neden istenmeyen gebelikler oluyor” konusu tartışılmalı.

Temel problem; toplumda bir insan hakkı olan üreme sağlığı hizmetlerinin yeterince ve nitelikli olarak verilememesi ve mevcut aile planlaması hizmet ihtiyacının karşılanamamasıdır. Ki sonucunda istenmeyen gebelikler oluyor.

Türkiye’de, mevcut yasal çerçevede isteğe bağlı olarak 10 haftalığa kadar yapılan gebelik sonlandırmalarının temel amacı istenmeyen doğumları ve anne ölümlerini azaltmaktır. Ayıca bu konu Türkiye’nin de taraf olduğu uluslar arası bütün belgelerde “insan hakları” kapsamında ele alınmaktadır.

Sağlık Bakanlığı kayıtlarından da görüleceği üzere 1950’li yıllarda Türkiye’de, “sağlıksız koşullarda”, çoğu kez de kadının kendi müdahalesi ile yapılan düşüklere bağlı olarak yılda yaklaşık 10 bin anne ölmekteydi.

Bu durum sonucunda ilk nüfus planlaması yasası 1965 yılında kabul edilmiştir.

Ancak bu yasaya ve yasak olmasına rağmen o yıllarda düşük sayısının yılda yüz binleri aştığı , yaklaşık her beş düşükten birinin kadının kendi müdahalesi ile olduğu bilinmektedir. Sonuçta yine aynı amaca yönelik olarak yani istenmeyen gebeliklerin önlenmesi ve anne ölümlerinin azaltılması için 1983 yılında 2827 sayılı yasa TBMM’de kabul edilerek uygulamaya geçilmiştir.

Etkili aile planlaması eğitimleri ve kullanımı ile anne ölüm oranı belirgin ölçüde azalmış ve düşüğün anne ölüm nedenleri arasındaki payı %50’lerden % 0.5 lere düşmüştür.

Bu noktada önceliğimiz konuyu politik malzeme yapmadan istenmeyen gebeliklerin önlenmesine yönelik sağlık hizmetlerine kadın, anne ve çocuk sağlığının önleyici, koruyucu hizmetlerine ağırlık vermek olmalıdır.