Basın Açıklamaları
Meclis Konuşmaları
Soru Önergeleri
Soru Önergesi Cevapları
Kanun Teklifleri
Meclis Araştırma Önerileri
Genel Görüşme Önergeleri

Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilişinin 79. Yıldönümü

Evet 5 Aralık 1934’te eşit vatandaşlık ilkesinin gerçekleştirilmesi için kadınların seçme ve seçilmesi konusunda tamamlayıcı düzenleme yapılmış ve hak teslim edilmiştir. Ancak sosyal devlet ilkesinin tam gerçekleştirilememesi nedeniyle devamında bu hak yalnızca yazılı kurallarla sınırlı kalmış, yaşam pratiğine yansıyamamıştır.

Çünkü biz kadınlar çocuklarımıza bakmak, yaşlılarımızla ilgilenmek, engelli yakınlarımızın ihtiyaçlarını gidermek konusunda yine yalnızdık ve bugünde çoklukla yalnızız.

Siyaset bilgi gerektiriyor, okuyup diploma sahibi olmalıydık.

Siyaset ekonomik özgürlük gerektiriyor, çalışıp para kazanmalıydık.

Bunların ötesinde ise siyaset zaman istiyor ve biz kadınların da 24 saati var. Bu zaman dilimine işimizi, evimizin aşını, çocuklarımızın bakımını, yaşlımızın ya da engelli yakınımızın ihtiyaçlarını sığdırıp siyaset için zaman ayırmalıydık.

Elbette bu gereklilikleri yerine getire bilenlerimiz var ve giderek sayısı da artıyor. TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) bugün için Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok kadın milletvekilinin bulunduğu meclis. Şimdi bu yetmiş dokuz hanımefendinin on tanesinin adını sayınız desem sayabilir misiniz? Kaçını TBMM kürsüsünde konuşurken, partisi adına görüş ifade ederken gördünüz yada dinlediniz desem cevabınız ne olur?

Yaşama yalnızca sayı/istatistik diye bakamayız. Eğer istatistik diye bakma iddiasını sürdürürsek bir önceki hükümette iki kadın bakan vardı bugün bir, önceki yıl şiddete uğrayan /öldürülen kadın sayısı bugünden daha azdı.

Bu arada Dünya Ekonomik Forumu Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporuna göre 136 ülke arasında Türkiye 120. sırada. Eğitimde 103., işgücüne katılımda 127. Sıradayız. Ve bunun sonucunda siyasal katılımda 103. Sıradayız.

Biz seçilmiş kadınların önceliği sayı olmak olmamalı. Bizlerin önceliği Türk kadınlarının sahip oldukları hakları bilmelerinden öte bu hakların kullanımında karşılaşılan engellerin kaldırılması adına ne yaparım sorusuna cevap aramak olmalı.

Ve şu gerçeği kabul etmeliyiz ki yaşadığımız hak ihlalleri ilk önce ailede başlıyor. Kız çocuklarımızın erken evlendirilmesi “evden bir boğaz eksilmesi” diye ifade ediliyor, okuması “erkek okursa kadı, kadın okursa cadı” olur sözüyle özetleniyor.

Ailede demokrasi olmadan toplumda da olamayacağı mutlaktır. Biz kadınlar siyasette alan tanımlanan, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan, erkekler aracılığıyla yönlendirilen sessiz oy yığınları olmamalıyız.

Seçme ve seçilme hakkımızı kullanarak kadınların hukuken zaten sahip oldukları haklarını kullanmalarına engel olan, zihni engelleri aşmak için çalışmalıyız.

Milletvekili ol(a)mamak ya da yerel yönetimde ol(a)mamak sonuçtur. Bu sonuçlara giden yoldaki soru ve sorunların tespiti bize sonucu değiştirme konusunda katkı sağlayacaktır.

Kadınsız demokrasi, kadınsız siyaset, kadınsız yönetim bütün toplumlar için bir eksikliktir.

Günümüz kutlu olsun, sevgiler.

Ruhsar DEMİREL

MHP Gen. Bşk. Yrd.

Eskişehir Milletvekili