Basın Açıklamaları
Meclis Konuşmaları
Soru Önergeleri
Soru Önergesi Cevapları
Kanun Teklifleri
Meclis Araştırma Önerileri
Genel Görüşme Önergeleri

Meclis Konuşmaları

Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi ve Kadın Cinayetlerinin Araştırılması

‘‘CHP Grup Önerisi Lehinde ’’ TBMM Genel Kurul Konuşması

istatistikler ne derse desin son on iki yılda çocuk işçiliğinin arttığını günbegün hepimiz canlı görüyoruz muhatap olduğumuz çocuk çalışanlarla ve bu çocuk işçiliği öyle zannettiğimiz gibi yalnızca tarlada tapanda çalışmıyor. Televizyonlara, medyaya bakınız, artan çocuk sömürüsünü orada da görüyorsunuz. Yarışma programları, açılan kutuların arkasındaki çocukları devriiktidarınızda daha çok artırdınız. Tabii, mevzuatta şöyle bir şey var: "14 yaşını tamamlamış, 15 yaşından gün alan kişiye çocuk işçi denilir." diyorsa da Anayasa'nın 90'ıncı maddesi nedeniyle ülkemizde 18 yaşın altındaki herkes çocuk ve toplumda ağır yükü taşıyan, o bedenleriyle kaldırmayacakları bir yükün altına giren bu çocuklar giderek sayısal olarak artıyorlar

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü / Genel Kurul Konuşması

bugün Dünya Çocuk Hakları Günü ve dolayısıyla toplumsal cinsiyet ayrımcılığı da böylece belli oluyor, konuyu da hep kadın milletvekilleri dile getiriyor analık duygusu olsa gerek, çocuklarımızı koruma güdüsüyle olsa gerek. Dilerdim, ülkemizdeki bütün çocuklar şairin dediği gibi "Küçüktüm ufacıktım./Top oynadım acıktım." diye serzenişte bulunabilselerdi. Oysa bu ülkenin çocukları sokaklarında rahat top da oynayamıyorlar çünkü TOMA'lar müsaade etmiyor. Bu ülkenin çocuklarının acıkması için efor harcaması gerekmiyor, açlıktan ölen bebekler var.

24 Haziran 2014 Genel Kurul Konuşması

Mesela "İhtisas mahkemeleri kurulsun." diyor. Ülkemizde çocuk mahkemeleri de var ama sayıları yeterli olmadığı için çocukların nerelerde yargılandığını hepimiz biliyoruz.

Kanun Tasarısı'nın 60'ıncı maddesi hk. Yapılan Konuşma

''Sayın Bakandan şunu rica ettim: Kadın sivil toplum kuruluşlarının ülkemizdeki sayısı, bunların kamu yararına çalışanlarının hangileri olduğunu ve bunların kuruluş faaliyetlerinin alanları nedir ve neler yapıyorsunuz diye böyle bir istatistiki bilgi istediğimde İçişleri Bakanı sıfatı taşıyan şahıs şöyle bir cevap verdi -metin şu kadar, göstereyim- diyor ki: "Kadın konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarına yönetmelik çerçevesinde destek veriyoruz. Bilgi ve gereğini arz ederim." İçişleri Bakanı diye imza atmış. Sayın Bakan, yönetmelik dışında hareket etme şansınız yok, siz bir İçişleri Bakanısınız. Verdiğiniz bu cevabın altına attığınız imzadan hicap duymanız gerekir. Eğer siz İçişleri Bakanı sıfatıyla zaten yönetmelikler haricinde bir iş yapıyorsanız size değil bakan, hiçbir şey denmeyip yalnızca "boş bakan" denilebilir. Hoş, ülkenin bugün geldiği durum itibarıyla galiba da öyle yapıyorsunuz...''

Kanun Tasarısı'nın 59'uncu maddesi hk. Yapılan Konuşma

''...Ceza oluştuktan sonra, suç oluştuktan sonra ne kadar ağır ceza veririm diye baktığınızda, idamın geçerli olduğu ülkelerde hiç suçun olmaması gerekir. Ama bakıyorsunuz o ülkelerde suç var. O ülkeler öyle suçlar işliyorlar ki bazen bizim ülkemiz bu suçlara teşvik edici davranıp o ülkelerdeki bazı yasa dışı işleri, insanlık dışı işleri ülkemize de getiriyorlar. Şiddeti desteklemek bumerang gibidir sayın milletvekilleri ve şu anda Türkiye bunun eşiğinde...''

Kanun Tasarısı'nın 58'inci maddesi hk. Yapılan Konuşma

''...Bu torba kanunun da bir şekilde reklamının yapılıp pazarlanması gerekiyordu. İş yine ya kadınlara ya çocuklara düşecekti; biliyorsunuz, Anayasa değişikliklerinde de 20 madde getirilir, 1 tanesi kadın, çocuk ya da engelli denilir onun üzerinden reklam yapılır. 104 maddelik bu kanunda 5 madde çocukların cinsel istismarıyla ilgili ve siz bu maddeleri bile bile sanki kanun yalnızca çocuklarla ilgili çıkıyormuş gibi reklam yaptınız. Reklam yapmayı çok iyi biliyorsunuz ama şu anda dünyaya çok kötü bir reklamımız var: Önce bayrak, şimdi de toprak. Bayrağın inmesine göz yumdunuz, şimdi de toprak gitti...''

19.02.2014 Genel Kurul Konuşması

Mesela, millet, şu anda ne tür yasalar bekliyor veya Mecliste bekleyen yasalarda neler var, sizler hangi yasaları çıkarmak için bu mesai saatlerini teklif ediyorsunuz? Mesela, BAĞ-KUR borçlarının ertelenmesi, faizlerinin kaldırılması için bekleyen bir grup esnafımız var. Yaşa takılmış emekliler bir yasa teklifi bekliyorlar. Sosyal Güvenlik Kurumuyla ilgili ödenememiş borçları için af bekleyenler var. Bunlar milletin gündeminde var ama sizin burada yasama faaliyeti için yapmayı düşündüğünüz yasalara bakıldığında, 17 Aralık günü olan aydınlanmayla beraber gelen bir seri torba kanun var ve öyle bir kanunlar silsilesi hazırlıyorsunuz ki, daha on beş gün önce çıkardığınız İnternet'le ilgili yasayı bugünkü torbaya koymayı, bir başka maddeyi de gelecek haftaki torbaya koymayı düşünüyorsunuz. Sayın milletvekilleri, yasa gerekliyse çıkarılır

524 s.s. Kanun Tasarısının 116. Maddesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını genelinde içeren bu yasa tasarısıyla da biliyorsunuz, engellilerle ilgili, taşıtlarla ilgili erişim konusunu 2018'e öteleyen bir düzenleme var. Oysa bu ötelemelerden öte, yakına çekilmesi gereken durumlar var. Mesela, engellilerin emeklilik meseleleri, engellilerin yıllık izin meseleleri. Engellilerin pek çok haklarıyla ilgili ihlal edilen durumlar var, eşitliksiz durumlar var

524 s.s. Kanun Tasarısının 115. Maddesi

Türkiye’de her çocuk 15.600 lira borçla doğuyor. O çok beğenmediğiniz 2002 yılındaki Milliyetçi Hareket Partisinin de ortak olduğu hükûmet zamanında neydi biliyor musunuz? 5.525 liraydı...baktınız sosyal politikalarınızla düzeltemiyorsunuz, çocuklar daha çok doğsun, sayı çoğalınca da hisselerine düşen para azalır diye düşünüyorsunuz galiba...Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfıyla ilgili çalışanların kadro taleplerine hâlâ tarafınızdan bir cevap verilmemiş..

524 s.s. Kanun Tasarısının 38. Maddesi

Yurt dışında mağdur durumda olan, sağlık ihtiyacı olan insanlara yardım etmek, uluslararası ilişkilerin ötesinde, insani ve vicdani bir durum ama ne olduğu, ne olacağı belli olmayan, her gelene kapıyı açıp yabancıya kapıyı açıyorsanız -ki anladığımız kadarıyla Adalet ve Kalkınma Partisinin önergesi bu şekilde- "Bu ülke haymatlosların vatanı mı olacaktır?" diye bir soru geliyor akla.

A.S.P. Bakanı Ayşenur İSLAM'ın sataşmalarına cevap

Sosyologlar ya Adalet Bakanlığı ya sizde istihdam ediliyor ama sokaktaki işsiz sosyologların tümünü istihdam edebilecek bir potansiyeli yaratmadığınız hâlde hâlâ ÖSYM’de sosyoloji için bölüm açıp, hâlâ bunların işsiz kalmaları adına ülkede diplomalı işsizliği artıran bir hükûmetin içindesiniz. E, işte bütün bunlar gösteriyor ki siz gerçekten fetret dönemindesiniz.

524 s.s.Kanun Tasarısının 16.maddesi

Sayın Bakanın Kültür Bakanlığı geçmişi olduğu için ben bir konuya da dikkat çekmek istiyorum. Türkiye’nin tanıtımı konusu var biliyorsunuz, popüler konu. Bir Hollywood yıldızı bulundu yine ve kadın bir yıldız ve ona Türkiye'yi tanıttırmayı düşünüyorsunuz. Sayın Bakan Kültür Bakanlığı geçmişi itibarıyla bilecektir ki çağdaş dünyada bir popüler yıldız getirilerek ülkeler tanıtılmıyor. Daha önce bir Türk Hava Yolları Kevin Costner meselesi vardı, partinizde birtakım da sıkıntılara sebep oldu, hatırlayacaksınızdır sanıyorum. Modern zamanlarda ülkelerin tanıtımları için kültürel yatırımlar yapılıyor.

524 s.s Kanun Tasarısının (ASPB Torba Kanun) 15.Maddesi

Yoksulluk her geçen gün o kadar artıyor ki 2013 yılında Eskişehir’de 1.080 tane iş yeri ya kapandı ya el değiştirdi. İşte bu insanlar yoksulluğa düştüler, bu insanların hepsi muhtaç duruma düşüyorlar. Bu konuda bir tedbir almazsanız, yenilerde bir moda söz var, eskiden “Nasılsın?” deyince “İç güveyisinden hâllice.” deniliyordu, şimdi millete “Nasılsın?” deyince “Memleketten hâlliceyim.” diyorlar.

524 S.S. Kanun Tasarısı (ASPB Torba Kanun)

Türkçede, bir laf var: Göğe direk, denize kapak olmaz. Gerçeği örtemezsiniz. Bu ülkede bir 17 Aralık yaşanmıştır, bunun başı sonu herkesçe malumdur. Yani, siz buna ister paralel, ister teğet, ister küp, ister kare ne derseniz deyin, istediğiniz kadar torbaya çuvala sokabilirsiniz ama bu, hafızalarda ayakkabı kutusu dediğiniz her an rüşvet, iltimas ve kamu kaynaklarını soymakla eşdeğer bir durumdadır.

15.01.2013 - Atıf Yapılan Sözlere Cevap

Sayın Hatip, konuşmamdan alıntı yaparak şahsıma atıfla, beden diliyle bana birtakım sözler söyledi, cevap vermek için söz istiyorum, lütfen.

2013 Türk Dünyası Kültür Başkentliğinin 6 Ay Daha Uzatılması

Eskişehir kültür başkenti oldu malum, 2013 yılında. Ve bu geçen on iki aylık sürede kültürümüze bir katkı sağlamadı. "Bu süre yetmedi, altı ay daha uzatalım." dedi arkadaşlarımız, ben de imza attım.

02.01.2014 Tarihli TBMM Genel Kurul Konuşması

Tutarsızlıklarınız var, diyorsunuz ki: "Bu ülkede doktor açığı var." Hekim açığı varsa, hekimlerin çalışmasını, çalışma alanını ve çalışma saatlerini neden kısıtladığınızı makul bir şekilde ifade eden hiçbir açıklamanız yok sizin de daha önceki bakanların da. Diyorsunuz ki: "Bu ülkede 18 yaşına kadar herkes devletin güvencesi altındadır, sağlık hizmeti alır." Örnek veriyorum: Doktor Ersin Arslan'ı öldüren çocuk 17 yaşındaydı, bir çocuktu. Öldürme sebebi, sizin hatalı politikalarınız, Sosyal Güvenlik Kurumunun 18 yaşına kadar olan herkesi kapsamamasının örneğiydi.

A.S.P.B. ve S.B. Bütçeleri Soru-Cevap

Sayın Şahin, bedelli askerlik paralarının şehit ailelerine dağıtımı konusunda durum nedir, onu öğrenmek istiyoruz.

A.S.P.B. 2014 Yılı Bütçe Konuşması

Bütçe hakkının etkin kullanımı hesap verebilirlikle mümkün ve zaten, demokrasileri içselleştirmiş, hukukun üstünlüğüne inanan ülkelerde hesap verebilirlik çok önemli bir parametre ve bu işin olmazsa olmaz ilkesi. İşte, bu hesap verebilirlik bütçe müzakerelerine tabii ki yansıyor, ne kadar olduğu. Ama bunun ötesinde de yasama yılı boyunca biz, özellikle muhalefet milletvekillerinin, bazı enstrümanlarla hesap verebilirliği test etme şansımız oluyor. Ben de, ilgili bakanlığın konusu itibarıyla kadın, aile, çocuk konusunda hangi hesap verebilirlikler olmuş ya da olamamış ya da hangi gayret içinde bulunulmuş, onu sizinle paylaşmak istiyorum.

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında -2

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan önce konuştuğum önergede aile hekimliğine başlamıştım. Ben bu sefer biraz daha devam edip sonrasında gelecek önergelerde de başka konulara geçmek istiyorum ama önce önergemizle ilgili bir cümle söylemek istiyorum. Teşebbüs hürriyeti anayasal bir hak. Bu hürriyeti kısıtlıyorsunuz. Bu yalnızca hekimlere olmadı, ilk önce bizim başımıza geldi, arkasından şimdi dershaneler meselesi var. Teşebbüs hürriyeti konusunda sağlık çalışanlarına böyle bir yaklaşımınız olmasına rağmen ısrarla bu ülkede, hekim başta olmak üzere, sağlık çalışanı sayısının yetersizliğini söylemenize ancak komik ve -yani kusura bakmayın da- dengesiz bir açıklama demek lazım.

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Biliyorsunuz, uçağa bindiğinizde uçuş güvenliği için bir anons yapılır, denilir ki: "Kabinin oksijen basıncı düşerse başüstü kapakları açılacak ve oradan oksijen maskeleri gelecek ve bu maskeleri önce kendinize sonra yanınızdaki çocuğunuza takınız." Her ne olursa olsun çocuğunuzdan önce, en kıymetliniz olan, canınızdan olan çocuğunuzdan önce bile "...önce kendinize takınız." diye bir güvenlik uyarısı yapılıyor. İşte, bu sebeple söylüyorum ki: Bu sözleşmeli statüde de çalışan aile sağlığı elemanları başta olmak üzere, sağlık çalışanları Sağlık Bakanlığının hiçbir zaman o ilk maskeyi takacak kişileri olmadı. Sayın Bakan da bu düzeni sürdürüyor, maalesef ki sürdürüyor.

21 Kasım 2013 Genel Kurul Konuşması

Türkiye'de Hak İhlallerine Uğrayan Çocukların Sorunlarının Araştırılması

Kadın Milletvekillerinin Pantolon Giymesi / 13 Kasım 2013 Genel Kurul Konşması

Yaklaşık iki hafta kadar önce Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yine biz kadınların giyim kuşamıyla ilgili bir düzenleme yapıldı. Bütün bunların Mecliste grubu bulunan tüm partiler tarafından uzlaşmayla yapılmış olması hepimiz adına memnuniyet verici. İnsanların milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olduklarında ne giyip ne giymeyecekleri, buraya nasıl çıkabilecekleri konusunda kendilerinin karar verme yetenekleri olduğuna millet karar vermiş ki bizleri buraya kendilerini temsil edelim diye çıkarmış. Dolayısıyla, bu yalnızca özgürlükleri genişletici bir hâldir ve Milliyetçi Hareket Partisi buna taraftır.

31 Ekim 2013 Genel Kurul Konuşma Metni / Kimin Ne Giydiği Kimseyi İlgilendirmez

Burası Türkiye'de yaşayan 75 milyonun problemlerinin konuşulup çözülmesi gereken bir alandır. Burada özgürlük adı altında bizim görüşümüzce bir mobbing yapılıyor. Bu inançlarına dayalı olarak giyimlerini tanzim eden hanımefendilerin hayatları bir mikroskoba konuldu. Kim ne yaptı, nasıl örttü, ne etti, bunlar kimseyi ilgilendirmez. Bir parça empati yapınız lütfen.

Doğum İzinlerinin 3 Yıla Çıkarılması

Ruhsar DEMİREL'in, 04.07.2013 tarihli TBMM Genel Kurulunda ''Doğum izinlerinin 3 yıla çıkarılması'' ile ilgili MHP Grubu adına verilen Önerge üzerinde konuşması

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununda Değişiklik Yapılması

14 Aralık 2011 günü Sayın Faruk Çelik Bey’in bir konuşması var. Şu anda da konuşuyor, bilmiyorum duyuyor mu ama, diyor ki 14 Aralık günü Sayın Bakan “1 Ocak 2012 tarihi itibarıyla 74 milyon vatandaşımız genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır.”

460 SS Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu-Soru Cevap

Asgari ücret bir taban fiyattır. İş veren bundan aşağısını talep edemesin. Asgari ücret sosyal devleti koruma aracıdır.

Engelli Bireylere Yönelik İbarelerin Değiştirilmesi

Dil, yaşayan bir organizmadır. Bugün sizin “engelli” dediğinize dünya artık “özel durumlu bireyler” diyor ve bunu biz, 2012 yılında da 2011’de de hatırlattık. “Özürlü” sözü yakışmıyor ama dünya buna artık “özel durumlu bireyler” diyor. Lütfen bunu, bu çerçevede değerlendiriniz diye. Neden bunun üzerine basarak söylüyoruz? Şunun için: Örneğin, 2,35 boyundaki birisine engelli diyemezsiniz ama bizim ülkemizdeki yasalara göre bu kişi engelli olarak işlem görüyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü - Genel Kurul Gündem Dışı Konuşma

Kadın konusu, iktidar olanın bardağın dolu tarafını, muhalefet olanın boş tarafını konuşacağı, kayıkçı kavgasına dönüştürülecek bir durum değil. Bu ülkenin bir realitesi var, tıpkı dünyada olduğu gibi. Türkiye’nin de gerçeklerini konuşmak lazım ama ben bu konuşmayı istatistikler üzerinden yapmayı da çok doğru bulmuyorum.

Eskişehir Esnafının Sorunları - Genel Kurul Gündem Dışı Konuşma

Esnaf şunu soruyor öncelikle: “’Ekonomi iyiye gidiyor, ekonomi iyiye gidiyor, ekonomide çok iyiyiz.’ deniliyor. Bu iyilik kimin için acaba? Biz hiç böyle bir şey bilmiyoruz.” ya da “Hiçbir zaman Petrol Ofisine gidip -yani benzin istasyonuna- pompanın önünde durup ‘Doldur hemşehrim.’ diyemiyoruz artık. ‘Benzini doldur.’ demeyi unuttuk.” diyor.

02.01.2013 - CHP Grup Önerisi Hk. Genel Kurul Konuşma Metni

milletvekilleri olarak biz sağlık güvencesine sahip kişileriz. Ama bizi izleyenler, bizi dinleyenler, bize oy verenler, bu insanlar bizim kadar şanslı değiller sağlık hizmeti alma konusunda. Mesela, Tam Gün Yasası da öyle oldu. Biliyorsunuz Sayın Sağlık Bakanının eşi o yasayla hastaneden ayrılmış bir hekim tarafından yine kamuya ait bir hastanede ameliyatını olabildi. Kaç kişi bu hakka sahip? Hiçbirimiz. Demek ki bazılarımız kanun önünde daha eşitliksiz muameleyi görebiliyoruz olumlu anlamda.

15.12.2012 - Aile ve Sosyal Politikalar Bak. 2013 yılı bütçesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı engelli konusunda ne yaptı? Temmuz ayı başında bir yasa çıktı biliyorsunuz. Engelli Hakları Uluslararası Sözleşmesi’nden bu yana yedi yıllık süre dolduğu için ve kamusal gereklilikler yerine getirilmediği için görüntüde sekiz yıla çıkarılsın yani bir yıl uzatılsın gibi görünen yasa, aslında ilgili fıkralarında “Artı iki yıl daha süre tanınabilir.” diyerek görünürde en az üç yıl uzatıldı.

15.12.2012 - Soru - Cevap

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Bir; bu sözün aslı böyle değil. Niye? İnsan aç açık, sokakta mokakta yaşıyor. Bu sözün aslını isterseniz araştırın, ben burada size söyleyeyim bir katkı olarak ve bundan sonra da icraatınızın temel felsefesi bu olsun: “İnsanı yücelt ki devlet yücelsin”dir bu sözün aslı.

05.12.2012 - Ev İşlerinde Çalışan Kadınlar - MHP Grup Önerisi Hakkında

Hem kadın olmam hem milletvekili olmam itibarıyla bugün herhâlde hepimizin anmadan geçemeyeceği bir gün var 5 Aralık olması. 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye'de insan hakları adına bir eşitlenmenin saptamasının yapıldığı gündür. Yeterli ve yetkinliği olan insanların kendini temsilinde, kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın insan olma hakkından doğan eşitlenmenin tescil edildiği gündür 5 Aralık 1934 ve üzerinden geçen yetmiş sekiz yıl içinde bizim gibi birçok değerli hanımefendi bu salonlarda yer aldılar.

TBMM Genel Kurul 5 Aralık Kadın Hakları Günü Açıklaması

Bazı hatip arkadaşlar “Dünya Kadın Hakları Günü” diye bir tanımlama kullanıyorlar. 5 Aralık, Türkiye’ye özel bir gündür, tıpkı 24 Kasımın Türkiye’ye özel bir Öğretmenler Günü olması gibi

''Meslek hastalıkları başta olmak üzere, iş kazaları ve bağlantılı hastalıkların tespit edilebilmesi için MHP Grup Önerisi Hakkında Genel Kurul Konuşması

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak vermiş olduğumuz, meslek hastalıkları başta olmak üzere iş kazaları ve bağlantılı hastalıkların tespit edilebilmesi, yaralanmaların ve çalışanlara yönelik risklerin azaltılabilmesi veya ortadan kaldırılabilmesini amaçlayan Meclis araştırma önergemiz lehine söz almış bulunuyorum ve Türkiye'deki iş kazalarına geçmeden önce, Çalışma Bakanlığının isminden atıfla herhâlde “çalışma!” şeklinde bir güdülenmeyle işsizlikle mücadele etmediğini, bazı insanların iş kazalarına muhatap olmak gibi bir durumları bile olamıyor

Dünya Çocuk Hakları Günü Gündem Dışı Konuşması

Türkiye’de çocuk olmak ne demek? Yoksa hak günlerinde hep hakların ne olduğu, hangi haksızlıklara uğradıklarımız da istatistiklerle anlatılır. Kadın Hakları Günü’nde kadın istatistikleri, Çocuk Hakları Günü’nde çocuk istatistikleri, engellilerle ilgili günlerde de onların istatistikleri ve neleri başaramadığımız konuşulur ama ben size bugün, Türkiye’de çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu bir özetle anlatmak istiyorum.

338 S.S. Büyükşehir Kanun Tasarısı 2. Bölüm Açıklama

Van depreminde, muhtelif şehit cenazelerimizde millî bayramlardaki törenlerbile iptal edilişken Meclisin bir günlük oturum ertelemesinin milletin vicdanında da bir karşılık bulacağına inanıyorum ve burada yalnızca hükûmeteden parti milletvekillerinin değil, milletin iradesinin geçerli olması kanaatindeyim.

338 Sıra Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu

Ancak ülkemin makûstalihi hiç değişmiyor. Ne zaman önemli bir yasa, ne zaman milleti, memleketikökten değiştirecek ehemmiyetli bir yasa varsa, bu muhtemelen gece yarısı ya dasabaha karşı konuşuluyor, yine böyle bir zamandayız.

11.10.2012 - Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı, 2. Bölüm Grup Adına

Özetle mesele şudur: Sendikalanmayın, teşkilatlanmayın, örgütlenmeyin, organize olmayın, istikrara kavuşalım. Eğer istikrar toplumsal sessizlikse istikrarı reddediyoruz. Parti grubum adına buradan net söylüyorum: Eğer “Organize olmamış toplum istikrarın belgesi.” diye düşünüyorsanız, bizim böyle bir istikrar talebimiz yok ama sizin karar vericilerinizin var herhâlde.

03.07.2012 - Ataması Yapılmayan Öğretmenler

Konu malum, öğretmenlerin kaç kişi atanacakları. Hükûmetin getirdiği yasa tasarısında “40 bin” diye bir rakam var. Biz, parti grubu olarak oturduk, hesapladık “Neye göre 40 bin?” diye.

19.06.2012 - 277 SS Kanun T. 14. Madde Üzerindeki Önerge Hakkında

e-devlet’e geçmekle övünen bir ülkeyiz biz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının zaten, SGK başta olmak üzere, e-devlet’le ilgili çalışmaları her zaman hepimizin bilgisi dâhilinde.

19.06.2012 - 277 SS Kanun T. 1.Böl. Hakkında

Biz 1’inci maddede bu başlığın değiştirilmesini ve metin içindeki konuları ele almıştık. Çünkü önümüzdeki yasa tasarısının adı “İş Sağlığı.” Oysa bu, iş sağlığını değil, çalışanın sağlığını önceliklemesi gereken bir durum.

14.06.2012 - 277 Ss. Kanunu Soru Cevap

Bazılarının da bundan ibret alması için bir çağrı yapıyorum. Bence Meclis bu yasayı elbette ki çıkaracaktır yeterli çoğunluğu olması itibarıyla ama yasaların çıkması mevzuatın uygulanacağı veya uygulanmakta olduğu anlamına gelmiyor. Türkiye’de Anayasa’nın ilgili hükümleri, uluslararası sözleşmelerimiz ve imzalamış olduğumuz Seul ve İstanbul deklarasyonları bunlar için yeterli olmasına rağmen, bence, Mecliste pazartesi günü itibarıyla bir araştırma komisyonu kurulup iş güvenliği konusunda da çalışabiliriz. Bunlar belki de çıkacak yasanın altyapısının daha sağlıklı doldurulması için Bakanlık çalışmalarına da yardımcı olacaktır.

14.06.2012 - 277 Ss. Kanun (İş Sağlığı, İş Güvenliği, İş Kazaları) Grup Adına

Muhakkak ki şu saatte ülkenin en önemli yasalarından biri olacağını düşündüğümüz iş sağlığı kanunun görüşülüyor olması elbette hepimizi üzüyor çünkü bizler de bir çalışanız ve bu çıkacak yasa bizler için de önemli olmalıydı ama nedense böyle oldu. Ne yapalım, sonuçta ülkemizin bir yasası olacak diye sevinmekten başka çaremiz yok.

31.05.2012 - Amme Alacakları Kanunu

Sığınma evleri konusunun ne kadar önemli olduğunu, sanıyorum son bir haftadır yaşanan tartışmayla hepimiz anladık. Sığınma evleri yalnızca karı koca kavgaları için gündeme gelen bir şey değil, özellikle taciz, tecavüz ve ensest mağduru kız çocuklarımızın da sığındıkları kurumlar, fakat acı bir durum var ki İstanbul Sözleşmesi bağlayıcı bir hüküm.

01.06.2012 - 258.SS Kanun Taslağı MHP Grup Önerisi

8 Mart 2012 günü, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Yasa Tasarısı bu Meclise geldiğinde, yine sizler hep beraber imza attınız bu tasarıya, parmaklarınızı kaldırarak onay verdiniz

18 Mayıs Büyük Kırım Sürgünü Yıldönümü

“Ant etmişim, söz vermişim millet için ölmeye, Bilip, görüp milletimin gözyaşını silmeye.” Kırım sürgününü her 18 Mayısta matemle anıyoruz.

03.05.2012 - Eskişehir Kültür Başkenti

Eskişehir umuyor ve diliyor ki “Türk dünyası kültür başkenti olması çerçevesinde bu sorunları giderilsin, ilçelerimiz güçlendirilsin, şehrimiz bir bütün olarak imar edilsin, daha güzel günlere hep birlikte varalım.” diye ama biz inanıyoruz ki, Eskişehir ortak paydasında buluşursak eğer yalnız 2013 değil, o vesileyle yapılacak her şey 21’inci yüzyılın çok daha uzun yıllarında Eskişehir’e ferah getirecektir, güzellikler getirecektir, kültürünü zenginleştirip insanını daha refah bir düzeye ulaştıracaktır.

18.04.2012 - Bir Doktorun Görevi Başında Öldürülmesi

Ben öncelikle bütün arkadaşlarımın ifade ettiği gibi sayın doktor arkadaşımızın vefatından elbette ki hepimiz üzüntü duyuyoruz

12.04.2012 - Soru-Cevap / Zorunlu Tayinler

Zorunlu tayinler konusunda, Sayın Sağlık Bakanını, tasarrufunu tekrar gözden geçirmeye bütün sağlık personeli ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak davet ediyoruz, kendisini sorumluluğa davet ediyoruz.

22.03.2012 - Toplumumuzda yaşanan ekonomik kriz ve geçim sıkıntısı nedeniyle artan şiddet ve intihar vakalarının araştırılması

Memleketin önemli konularından biri bence ekonomik problemler ve buna bağlı, insanlarımızın şiddetin en uç noktası olan can kaybına kadar giden intihar teşebbüsleri ve bunları gerçekleşmesi ama, maalesef ki, yine, Meclis Genel Kurulu konuya ilgisiz.

07.03.2012 - Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

Böyle bir yasanın, kadına şiddetin konuşulduğu bir oturuma başta kadın milletvekillerimizin duyarsız ve ilgisiz kalmalarından ötürü hakikaten hicap duyuyorum. Mecliste şu anda sayının artmış olması hep dile getiriliyor kadın milletvekili sayımız arttı diye ama kadın milletvekillerimiz, kadınla ilgili bir yasanın konuşulduğu oturuma ilgi göstermiyorlarsa bu, başta çoğunlukla bulunan siyasi partideki kadın milletvekillerimizin konuya bakışını da gösteriyor diye düşünüyorum ve bu konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi kameramanları tarafından milletimize de gösterilmesini rica ediyorum

07.03.2012 - Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun -Bölüm 2

Malum, 8 Marta yasayı yetiştirmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bazı hatalar, bazı yol kazaları da var. Ben, daha önce parti grubumuz adına yirmi dakikalık bir konuşma yaptım. O konuşmam sırasında bir konuyu altını çizerek de ifade ettim. Komisyon görüşmeleri sırasında eğitim konusundaki talebimizin Bakanlık tarafından değerlendirildiğini ve metne bu konuda bir ibare konulduğunu ancak Millî Eğitim Bakanlığının unutulduğunu söylemiştim. Dolayısıyla benzer şey ihbar konusunda da var. “İhbar” diye bir madde konulmuş ama metin içinde hiçbir şekilde ihbar konusu ele alınmamış.

29.02.2012 - Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı

Emeklilerin durumu çok iyi.” denildi burada hep. TÜFE’ye göre en son yüzde 6,79 zam aldılar biliyorsunuz Emekli Sandığı haricindekiler, SSK ve BAĞ-KUR -yaklaşık 45-50 lira yapıyor- ama vergiler bildiğiniz gibi yüzde 15 arttı.

21.02.2012 - Meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge: İnternet Kullanımının (Sosyal Paylaşım Sitelerinin) Aile Yapısı Üzerindeki Olumsuz Etkileri"nin araştırılması

Türkiye’deki boşanmaların detaylarına baktığınızda büyük bir kısmı geçim sıkıntısından ama bir kısmı da anlaşmazlıktan, uyumsuzluktan ve bu sebeplerle yapılan boşanmalarda evdeki İnternet kullanımının, İnternet üzerinden aile bütünlüğünü bozucu ilişki kurma oranının yüksek olduğunu görüyorsunuz.

16.02.2012 - Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Malum, gündemdeki yasayla ilgili konuşacağım ama bu yasanın bir ismi olacak ileride, sanıyorum bunun adı: “Hamili kart yakınımdır yasası.” Bu hamili kart yakınımdır yasasına geçmeden önce, burada bazı siyasi çarpıtmalar yapıldı, onlarla ilgili bir tespit yapayım ki, şu Meclis çatısı altındaki bütün parlamenterler ülkenin siyasi tarihi hakkında biraz bilgi sahibi olsunlar.

14.02.2012 Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimiği

Sayın Bakan bu konuyla çok övünerek diyor ki: “Her gebeyi en az 4 kez takip ediyoruz.” Peki o zaman neden bütün gazeteler on bir-on iki yaşında gebeliğinin sonunda doğum yapmak üzere olan annelerin haberleriyle çalkalanıyor Sayın Bakan? Ya sizin bu 4 kere görme hikâyeniz bir hayal ya da aile hekimliği sistemi çöküyor.

09.02.2012 - MHP Grup Önerisi: Türk toplumunun yapısını tehdit eden, aile içi şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılması

Kadın tarih boyunca adaletin, bereketin, barışın sembolü olmuş, ama maalesef ki, hâlâ biz kadının adaletini, temsilini sağlayamamanın getirdiği sıkıntılarla şiddeti gündeme getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz.

07.02.2012 - Maraş İlinin "Kahraman" ünvanını alması ve Türk Kadınlar Birliği Hakkında

Ben iki konuya dikkat çekmek için söz istedim. Birincisi: Bugün, Kurtuluş Savaşı’nda büyük başarı göstermiş Maraş ilimizin “kahraman” unvanını almasının yıl dönümü

24.01.2012 - Sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar hakkında Gündem Dışı Konuşma

24 Ocak günü Türk tarihinde önemli olayların hatırlandığı zamandır. Malumunuz, 1980 ekonomi kararları, arkasından 1993 ve 2001 24 Ocaklarında yaşanmış iki elim olay vardır; ki, bunlardan birisi, hâlihazırda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili olan Sayın Güldal Mumcu Hanımefendi’nin merhum eşi gazeteci yazar Uğur Mumcu Bey ile eski Diyarbakır Emniyet Müdürümüz Sayın Gaffar Okkan’ın uğradıkları elim suikastlardır.

19.01.2012 - Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı

Ben sizlerin vicdanına sesleniyorum: Emekliler için de böyle bir yasal düzenleme geldiğinde aynısını yapacak mısınız? Kıblesiz siyasete devam edecek misiniz?

17.12.2011 - 2012 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 14’üncü maddesi

Öncelikle “Yabancı ülkelere yapılacak hizmet karşılıkları” başlığı altındaki bu 14’üncü madde her ne kadar çok teknik bir madde gibi görünüyorsa da içeriğine baktığınızda son derece sosyal, son derece stratejik ve politik bir madde olduğunu anlamak hiç de güç değil.

14.12.2011 - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Bütçesi

Ve bahse konu Bakanlık hepinizin takdir edeceği gibi yalnızca ekonomiyle bütçeyle finansla izah edilecek bir kurum değil. Odağında insanın olduğu, daha geniş perspektiften bakmayı gerektiren bir kurum. Ancak bu Bakanlık kurulurken bildiğiniz gibi kanun hükmünde bir kararnameyle kuruldu yani Meclis iradesinden kaçırılarak kurulmuş bakanlıklardan biri.

07.12.2011 - Diyarbakır Araştırma ve Eğitim Hastanesinin Isınma Problemi

Bir yıl önce TOKİ tarafından yapılıp hizmete açılan Diyarbakır- Araştırma ve Eğitim Hastanesinde yatan hastaların, refakatçilerinin ve oradaki sağlık çalışanlarının sorunları, özellikle ısınma problemleri, fuel oil’le ilgili ödenek yetersizliği, sistem arızaları ve hastanenin yarısının hâlihazırda şantiye hâlinde olduğunu belirtmek istiyorum.

22.11.2011 - Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi MHP Grup Önerisi

Kadına yönelik şiddet tüm dünyanın kabul ettiği ve önleme konusunda çaba sarf ettiği evrensel bir problem. Ülkemizde gün geçmiyor ki bu konuda sarsıcı bir haber okumayalım ya da fotoğrafını gazetelerde görmeyelim ancak biliyoruz ki maalesef bu yaşananların çok azı hatta -klişe bir deyimle aysbergin su üzerinde görünen yüzü.