Basın Açıklamaları
Meclis Konuşmaları
Soru Önergeleri
Soru Önergesi Cevapları
Kanun Teklifleri
Meclis Araştırma Önerileri
Genel Görüşme Önergeleri

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

Türkiye, Birleşmiş Milletler tarihindeki 8. bu yüzyılın ise ilk insan hakları sözleşmesini 13 Aralık 2006 tarihinde kabul etmiştir. Engellilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme, engellilerin insan haklarından tam ve eşit şekilde faydalanabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması ve hakların kullanılabilmesini sağlayıcı dünyadaki yaklaşık 800 milyon özel durumlu kişinin haklarını ifade eden bir belgedir.

Sözleşme’nin 1. Maddesinde  “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını kolaylaştırmak, korumak ve sağlamak ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirmektir.” der. Kısacası Engelli Hakları Sözleşmesi, engellilerin toplumla bütünleşmesi, ayrımcılıktan korunması, hizmetlerin engelliler için erişilebilir olması, yasalar önünde eşitlik, sağlık, eğitim, istihdam ve kamusal hayata katılım konularında devlete yükümlülükler ve dolayısıyla engellilere haklar getirmektedir. Bu hakları;

Sosyal Güvenlik ve Sağlıkla İlgili Haklar

Eğitimle İlgili Haklar

İstihdamla İlgili Haklar

Ulaşabilirlik ve Erişebilirlikle İlgili Haklar

İletişim ve Haberleşmeyle İlgili Haklar

Politik Haklar

Sosyo-Kültürel Etkinliklere Katılma ile İlgili Haklar

Vergi Muafiyetleri ile İlgili Haklar diye özetlenebilir.

Anayasa’mızın 90. Maddesine göre “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. … Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”

Dünya Sağlık Örgütü gelişmiş ülkelerde nüfusun %10'unu, gelişmekte olan ülkelerde ise %12'sini engellilerin oluşturduğunu kabul etmektedir. Buna göre dünyada yaklaşık 800 milyon engelli bulunmaktadır. Türkiye’de özel durumlu kişilerin nüfusa oranının  %12.29 olduğu söyleniyor. Peki, bu rakamlara göre dünyada kalkınmada neredeyiz? 92.’yiz.

Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29′u engelli ya da 8.5 milyon kişi engelli diye söyleniyor ancak doğruluğunu bilemiyoruz. Çünkü 2002 yılında 57. Hükümetin yani Milliyetçi Hareket Partisinin yaptırdığı Özürlüler Araştırmasının sonrasında engellilerle ilgili herhangi bir araştırma yapılmadı. Nüfusa Dayalı Adres Tespiti yanı sıra tüm Türkiye’de Aile Hekimliği Uygulamasına geçilmiş olduğuna göre tam rakamları hemen alabiliyor ve bu özel durumlu kişilerimizin durumlarına göre çözümleri geliştirebiliyor olmalıyız, ama maalesef böyle olmuyor.

İşte örnekleri;

Ülkemizde bugün özel gereksinimli çocuklar için kullanılan tanılama ve değerlendirme ölçekleri, müfredat programları güncel bilimsel gelişmelerden uzaktır.

Özel gereksinimli bireylerin mesleki eğitimleri için iş okulları, iş eğitim merkezleri, mesleki ve halk eğitim merkezlerinin sayıları ve nitelikleri yetersizdir.

İstihdamla ilgili ülkemizde yıllardır yasalar olmasına rağmen bu konuda ilerleme sağlanamamıştır. “İstihdam”  %’leri en azı tanımlamakla beraber kamu kurumları bile bu rakamı üst sınır gibi değerlendirmektedir.

“Sağlık” Sağlık hizmetlerinden yararlanmadaki aksaklıklar giderilmeli sağlık raporu alma, yenileme, ortez-protez, araç alımlarındaki KDV-ÖTV konuları başta olmak üzere düzenlemeler yapılmalıdır.

“Eğitim” engelli öğrencilerin toplumla bütünleştirilmelerinin ilk ve en önemli aşaması olan eğitimde durum erişim ve yetersizliklerle ifade edilmektedir.

“Spor yada bedensel aktivite”,“boş zamanların değerlendirilmesi” tüm engellilerin özel durumlarına uygun bedensel aktivite yapabilmeleri yada hobi geliştirebilmeleri için gerekli altyapı sağlanmalıdır.

“Farkındalık” toplumsal duyarlılığın oluşması için televizyon, radyo, internet gibi iletişim araçlarından yararlanarak programlarda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalı bu konuda yapılan programların sayısının arttırılması sağlanmalıdır.

3 Aralık, aslında,  “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla belirlenmiş bir gündür.

Engellilerin toplumla bütünleşmesi, mesleki rehabilitasyonu, işe yerleştirilmesi amacıyla özel gereksinimli bireylerin ulaşabilirliği ve erişebilirliği ile ilgili ulusal ve uluslararası mevzuatın uygulanmasının sağlanması konusunda hükümeti göreve davet ediyoruz.

Engellerin aşıldığı bir dünyada yaşamanın hepimizin hakkı ve dileği olduğu düşüncesiyle gününüzü kutluyor engelleri aşmak için hepinizi harekete davet ediyorum.